İstanbul’da görülen “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” davasının 81. duruşmasında, Ağaç A.Ş. ve Kültür A.Ş. ile çalışan firmaların sahiplerinin savcılık ve mahkemede verdikleri ifadeler bir kez daha okundu.Özellikle Dinçer Kantar’ın Haziran 2025 tarihli sorgulama tutanağındaki ayrıntılı anlatımları ile Mete Mağden ve Cem Çelik’in savunmaları, iddiaların en kapsamlı bölümlerini oluşturdu.DY Grup’un yüzde 50 ortağı ve Menkulsa’nın yüzde 5 hissedarı olan Dinçer Kantar, 2021’den itibaren Ağaç A.Ş.’ye toprak döküm sahaları için elek, torf, gübre ve ponza temin ettiğini anlattı.İlk yıllarda herhangi bir ek talep gelmediğini, ancak 2023 sonlarına doğru satın alma müdürü Ümit Polat’ın kendisini makamına çağırarak “Ağaç A.Ş.’den iş yapan tüm firmalara yılbaşı için Boyner kartı yazdık, size de 100 bin lira yazdık, Ali Sukas’ın da bilgisi var” dediğini söyledi.Kantar, Polat’ın “Sistem böyle işliyor, karşılamazsanız iş alamazsınız, alsanız bile ödemelerinizi alamazsınız” şeklinde uyardığını, o dönemde yaklaşık 10 milyon lira alacağı bulunduğu için teklifi kabul ettiğini ifade etti.Ortağı Yücel Mengir’in Buyaka AVM’deki bir mağazadan 94 bin liraya kart alarak kendisine verdiğini, 23 Aralık 2023’te de bu kartı Ümit Polat’a teslim ettiğini kaydetti.Kantar’ın anlatımına göre 2024 başında Ümit Polat tekrar arayarak 10 bin dolar istedi.Para, Menkulsa hesabından çekilip Ümraniye’deki Mega Döviz’den bozdurularak aynı gün Kurtköy Viaport AVM’deki Simit Sarayı’nda Polat’a verildi.Mart 2024’te “seçim yardımı” adı altında 500 bin lira talep edildiği, bu paranın da Menkulsa hesabından çekilerek Ali Sukas’ın özel kalem müdürü Murat Or’a elden teslim edildiği belirtildi.
Ali SukasTemmuz’da 2 bin dolar, Aralık’ta da 200 bin liralık yeni bir alışveriş kartı daha verdiğini ekledi. Kantar, 2024 yılında Ağaç A.Ş.’den yaklaşık 104 milyon liralık iş aldığını, kârının yüzde 15-20 bandında olduğunu ancak “yaklaşık maliyetin üzerine eklenen fark” nedeniyle kârın dörtte birinin geri alındığını öne sürdü.Aynı duruşmada diğer firmacıların mahkeme savunmaları da dinlendi.
Emrah BağdatlıMağden, Emrah Bağdatlı’ya yüzde 10 komisyon verdiğini kabul etti.“Benden her para alışında sistemin varlığından ve bu paranın sisteme girdiğinden bahsediyordu” dedi. İhalelerin kapsamının çok geniş olduğunu, çadır, ses-ışık gibi kalemlerin İletişim Başkanlığı tarafından yapıldığını, kendilerine sadece “şu firmadan şu kadar fatura gelecek” denildiğini anlattı. “Örgüt üyesi olmakla suçlanıyorum. Böyle bir örgütten haberim yok. Asıl şemasındaki herkesin yüzde 90’ını zaten tanımıyorum. Kârlılık ve kazandığımız para ortada. Gittikçe fakirleşen bir örgüt üyesi olmayacağımı düşünüyorum” diyerek beraat ve yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep etti.
VATANDAŞIN PARASINI CEBE İNDİRMİŞLER
Haziran 2024’te yaklaşık 54 milyon liralık ithal torf ihalesinde en düşük teklifi verdiklerini, ancak Polat’ın m³ fiyatını 2.600 liradan 2.930 liraya yükseltmelerini ve aradaki farkı “İştirakler Daire Başkanlığı’na gidecek” gerekçesiyle ödemelerini istediğini anlattı.Kayınpederi Ali İhsan Mengir’in Ali Sukas’la görüşmesinin ardından teklifi yükselttiklerini, ihaleyi kazandıklarını ve 14 Haziran’da 6 milyon 650 bin lira çekerek 6 milyon lirayı dolara çevirip “Hüsnü” adlı şahsa teslim ettiklerini söyledi.
Ali SukasTemmuz’da 2 bin dolar, Aralık’ta da 200 bin liralık yeni bir alışveriş kartı daha verdiğini ekledi. Kantar, 2024 yılında Ağaç A.Ş.’den yaklaşık 104 milyon liralık iş aldığını, kârının yüzde 15-20 bandında olduğunu ancak “yaklaşık maliyetin üzerine eklenen fark” nedeniyle kârın dörtte birinin geri alındığını öne sürdü.Aynı duruşmada diğer firmacıların mahkeme savunmaları da dinlendi.'50 BİN DOLAR HAZIRLA GETİR'
Durusu Fidancılık sahibi Savaş Bayraktar, 500 bin lirayı Ümit Polat’a “ödemelerimin yapılabilmesi için” verdiğini, bunun rüşvet değil alacak tahsili amaçlı olduğunu savundu.“Ümit Bey bana paramın ödenebilmesi için 50 bin dolar hazırla getir dedi. Ben de kendisine böyle bir para getiremeyeceğimi söyledim. Seçimden sonra bir miktar param vardı, getir dedi. Bir çanta içerisinde kendisine verdim. Benden alıp çekmecesine koydu” ifadelerini kullandı.Çağlayan Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Alaettin Vardar, 30 bin doları kendi işyerinde Ümit Polat’a, 10 bin doları da Ali Sukas’ın odasında masaya bıraktığını kabul etti. “Ödemeleri daha rahat alabilmek için baskı altında hissettim” diyen Vardar, “Ali Bey bana büyükşehirden para geldiği takdirde ödeme yaparız, şu anda paramız yok dedi. Sonrasında Ümit Bey bana paramın ödenebilmesi için 50 bin dolar hazırla getir dedi” şeklinde konuştu.Ensar Güney ise Ümit Polat’ın Yalova’daki işyerine gelerek “yüzde 10 isteyecekler, yukarıdan istenmiş” dediğini, 35 bin euro ve ardından 15 bin dolar verdiğini anlattı.“Ümit Bey Yalova’ya geldi. Sizden dedi yüzde 10 para talep edecekler. Bu alacağa karşılık yukarıdan istenmiş dedi. Bunu verirseniz bu ödemeyi yapabileceklerini söylüyorlar dedi. Ben de 35 bin euro yanıma alarak gittim. Ali Bey’e verdim. Daha sonra 15 bin dolar daha götürdüm” dedi. “Menfaat sağlayan değil mağdur olduğunu” iddia eden Güney, beraat talep etti.METE MAĞDEN'İN SAVUNMASI: 'YAN TEKLİF VERDİM ÇÜNKÜ 5 MİLYON ALACAĞIM VARDI'
45 Tasarım sahibi Mete Mağden, savunmasında İBB ve Kültür A.Ş. ile yürüttüğü işlerde usulsüzlük iddialarını reddetti.Pandemi döneminde iflasın eşiğine geldiğini, Emrah Bağdatlı’nın “Sıfır nakit akışı sağlayacak, personel maaşlarını ödeyebileceksin” diyerek kendisini İBB işlerine yönlendirdiğini anlattı.“Açıkçası benim pişmanlığım ve bu süreçte yanlış yaptığım tek şey ihaleye yan teklif vermemdir. Bunun da ne şartlar altında gerçekleştiğini yazılı ifademde belirttim. Bizim gibi sermaye yoksunu bir firma iseniz kalan 5 milyon alacağınızın bu yan teklife girmezsek zor alınacağının söylenmesi yeterince yeterli bir tehdit olduğunu söylemek güç değildir” dedi.
Emrah BağdatlıMağden, Emrah Bağdatlı’ya yüzde 10 komisyon verdiğini kabul etti.“Benden her para alışında sistemin varlığından ve bu paranın sisteme girdiğinden bahsediyordu” dedi. İhalelerin kapsamının çok geniş olduğunu, çadır, ses-ışık gibi kalemlerin İletişim Başkanlığı tarafından yapıldığını, kendilerine sadece “şu firmadan şu kadar fatura gelecek” denildiğini anlattı. “Örgüt üyesi olmakla suçlanıyorum. Böyle bir örgütten haberim yok. Asıl şemasındaki herkesin yüzde 90’ını zaten tanımıyorum. Kârlılık ve kazandığımız para ortada. Gittikçe fakirleşen bir örgüt üyesi olmayacağımı düşünüyorum” diyerek beraat ve yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep etti.



