Piyon çocuklar! Casperlar ve Çirkinler çetelerinin kan donduran yöntemi ortaya çıktı: Yurt dışındaki liderler çocukları uzaktan kumandalı tetikçiye çevirdi

Piyon Çocuklar" dosyasında yeni bir perde açıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı Casperlar ve Çirkinler iddianamesi, yurt dışındaki lüks malikanelerinde saklanan çete liderlerinin, Türkiye'deki mahalle çocuklarını nasıl birer "uzaktan kumandalı tetikçiye" dönüştürdüğünü ortaya koydu.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı Casperlar ve Çirkinler iddianamesi, yurt dışında bulunan suç örgütü liderlerinin Türkiye'deki mahalle çocuklarını nasıl kullandığını gözler önüne serdi. İddianameye göre çete yöneticileri, yabancı hatlarla yaptıkları görüntülü ve konferans aramalar üzerinden çocuklara talimat verdi; bazı saldırıları ise görüntülü bağlantıyla canlı olarak izledi.

Yurt dışındaki çete liderlerinin çocuklara talimat verdiği öne sürüldü

MİKROFONUN ARKASINDAN ÇOCUKLARI YÖNETTİLER

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı Casperlar ve Çirkinler iddianamesi, yurt dışındaki lüks malikanelerinde saklanan çete liderlerinin, Türkiye'deki mahalle çocuklarını nasıl birer "uzaktan kumandalı tetikçiye" dönüştürdüğünü ortaya koydu.

Almanya, Hollanda, Estonya, Kolombiya ve Gürcistan kodlu yabancı hatlar üzerinden iş insanlarının cep telefonlarına uzun namlulu silahlar, el bombaları ve hatta askeri bazukalarla çekilmiş tehdit fotoğrafları gönderen çete; parayı vermeyen esnafların dükkanlarını piyon çocuklara kurşunlattı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, Casperlar ve Çirkinler suç ittifakının lider ve yönetici kadrosunun tamamı yurt dışında.

İddianamede, saldırı anlarının görüntülü bağlantıyla izlendiği öne sürüldü.

LİDERLER YURT DIŞINDA, TETİKÇİLER TÜRKİYE'DE

Casperlar çetesinin örgüt lideri Hamuş lakaplı İsmail Atız, hasım çetelerin suikast tehditlerine karşı Almanya, Hollanda ve İtalya gibi Avrupa ülkelerinde sürekli yer değiştirdi. Hakkında Interpol tarafından çıkarılan kırmızı bülten bulunan Atız, 3 Temmuz 2025'te Almanya'da yakalandı ve 7 Temmuz 2025'te serbest bırakıldı. Ardından Eylül 2025'te İtalya'da yakalandı ve halen İtalya'da cezaevinde tutuklu bulunuyor.

Mikrofonun başında çocukları yöneten "Hamuş" kod adlı İsmail Atız'ın yanı sıra Mehmet Erhan Atız, Hüseyin Kaan Akkuş gibi isimler yurt dışında aranıyor.


   

Haraç vermeyen iş yerlerinin çocuklara kurşunlatıldığı iddiası dosyada yer aldı.

SAHTE HATLAR, GÖRÜNMEYEN YÜZLER

İddianameye yansıyan teknik analizlere göre, örgüt yöneticileri her eylemde önce sahte kimliklerle açılmış "patates" yabancı hatlar üzerinden görüntülü ve konferans aramalarla iş insanlarını arayıp haraç istedi. Kabul etmeyenlerin dükkan adresleri, yaşları 13-17 arasında değişen, motor hayali kuran piyon çocuklara verilerek tarandı. Bazı kurşunlama eylemlerinde, tetikçi çocuk dükkanın önüne gittiğinde çete liderleri görüntülü arama açtırıp kurşunlama anını "canlı yayında" izleyip kayda aldı.

TETİKÇİ SAHNEDE, LİDER CANLI YAYINDA!

İddianameye yansıyan en sarsıcı detay, suç örgütünün eylemleri dijital birer "şova" dönüştürmesi oldu. Yurt dışındaki lider kadro, sadece talimat vermekle kalmadı; eylem anında çocuk tetikçileri görüntülü arayarak tetiğin çekilme anını saniye saniye izledi.


 

"SEÇ BEĞEN AL, HANGİSİYLE VURALIM?"

İddianamede yer alan en çarpıcı eylemlerden biri, Çekmeköy'de filo araç kiralama şirketini işleten esnaf Ferhat A.'nın başına gelenler oldu. İş yerine yönelik silahlı saldırıların arkasındaki şeytani plan adım adım dosyaya girdi. Ferhat A.'nın kurumsal telefonuna Almanya kodlu hattan WhatsApp üzerinden "Kardeş seni CASPERLAR ve ÇİRKİNLER grubu adına arıyorum, siz bizim hasımlarımıza para verdiniz, bize de 20 milyon vereceksiniz" mesajı geldi. Tehditleri ciddiye almayan iş insanına çete üyeleri, dehşet verici bir fotoğraf gönderdi.

Fotoğrafta 1 adet askeri bazuka, 3 adet AK-47 keleş marka uzun namlulu piyade tüfeği ve mermilerle yere yazılmış 'CASPER' yazısı bulunuyordu. Mesajda ise "Sana güzel bir selam yollamamı ister misin? Bak şimdi neler yaşatacağım sana. Hangisini seç beğen" yazıyordu. İş insanının tehditlere boyun eğmemesi üzerine, plakasız bir motosikletle gelen kasklı iki tetikçi, galeriyi kurşun yağmuruna tuttu; iş yerinin camlarına ve panolarına 8-9 adet fişek isabet etti. Eylemin talimatını doğrudan lider Hamuş kod adlı İsmail Atız verirken koordinasyonu Serhat Başakçı ve İsa Doğan sağladı.

DİŞ KLİNİĞİNE "AHŞAP KUTUDAKİ ÖLÜM DAVETİYESİ"

Küçükçekmece'deki Diş Kliniği sahibi Onur A., çetenin soğukkanlı tehdit yöntemine maruz kaldı. Klinik sekreteri Ceydanur G.'ye 16 yaşındaki çocuk kurye Deniz D. tarafından şık, kapalı bir zarf teslim edildi. Zarftan küçük, mini ahşap bir hediye kutusu çıktı. Kutuyu açan iş adamı şok oldu. Kutunun içinde 1 adet 9 mm MKE dolu fişek (kurşun) ve üzerinde "İşine gücüne zarar getirme, seni arayacağım, kendine yazık ettirme" yazılı küçük bir not kağıdı çıktı. Ardından telefonuna gelen yabancı numaralı mesajda "Onur dünkü paketi aldın mı?" yazılarak haraç kıskacına alındı.

 

DERNEKTE REHİN ALDILAR

Bağcılar'da faaliyet gösteren bir şirketin sahibi Suat Ö., çetenin hem derneklerde hem de galerilerde kurduğu tuzaklarla adeta rehin alındı. Örgüt yöneticisi Hüseyin Kaan Akkuş, görüntülü arayarak, "Biz sokakta savaş halindeyiz ve sokağın bedelini ödeyeceksiniz" diyerek önce 3 milyon lira istedi. Daha sonra görüntülü konferans aramasıyla haraç miktarı 10 milyon liraya çıkartıldı.

Suat Ö. "Kızıl Elma Ocakları Teknoloji ve Bilim Hareketi" derneğine çağrıldı. Dernek ofisinde 10-15 silahlı erkekle müştekinin etrafını saran çete üyeleri "Bu iş bana geldi, bana 3-5 milyon ver konuyu kapatayım yoksa sıkıntı olacak, bizim her yerde tanıdığımız var, ölmek istemiyorsan getir" diyerek gözdağı verdi. Ödemeyi reddeden Özbey'in iş yeri, piyon çocuklara kurşunlatıldı.

 

 

SULTANGAZİ'DE 15 YILLIK KAN DAVASI VE "CEZAEVİ DİYETİ"

Sultangazi Gazi Mahallesi'nde kırtasiye işleten Hakan Ş.'nin başına gelen eylem, çetenin geçmişteki acıları nasıl birer haraç kapısına dönüştürdüğünü belgeledi. İş yerinin kurşunlanmasının ardından müştekiyi görüntülü konferans aramasıyla arayan çete yöneticisi Hüseyin Kaan Akkuş, şu gerekçeyi sundu: "15 yıl önce senin iş yerinin önünde bir çocuk bıçaklanarak yaralandı ve çocuk senin yüzünden kan kaybından öldü, sen bunun bedelini ödeyeceksin. Ölen çocuğun abisi Yusuf kardeşim cezaevinde, sen rahat rahat dışarıda geziyorsun. 3 tane çocuğun hatırına cezaevindekilere bir ev alacaksın, senin diyetin budur. Yoksa dükkanı kapatıp köyüne gideceksin!" denildi.

Müştekiye ayrıca "24 saate sakat kaldığında görüşürüz, prenses" mesajları atıldı.

SEYİR HALİNDEKİ MİKSERE 4 KURŞUN!

Beykoz'daki bir beton firmasının sahibi Hakan D., çetenin sınır tanımaz eylemlerinin en büyük hedeflerinden biri oldu. Hüseyin Kaan Akkuş tarafından aranan iş insanından ceza adı altında tam 300 bin Euro haraç istendi.

 

İş yerinin kurşunlanmasının ardından çete arsızlığını artırarak, "Sesi dinle, bom!" ses kayıtları attı ve ardından yabancı hatlardan "Borcun 100 milyon oldu oğlum, telefonlara cevap ver" mesajı gönderdi. Tehditlere boyun eğmeyen şirketin Karanlıkdere mevkisinde seyir halinde olan çimento mikseri aracı, tetikçiler tarafından pusuya düşürülerek hareket halindeyken kurşunlandı.